Bir kahve yazısı… Bisiklet sürelim mi?


Berlin'de bir Bisiklet Yolu (Foto: Tulenheimo)
Berlin'de bir Bisiklet Yolu (Foto: Tulenheimo )

Ne zaman bir yerde bisiklet süren görsem içimden “ben de sürsem keşke” diye geçiriyorum. Gözümün önüne rüzgarın tatlı dokunuşları ile ilerleyen, keyifle etrafın tadını çıkararak pedal çeviren bir ben geliyor. İstediğinde duran, istediğinde park eden, istediğinde giden…

Bu hayalimi en çok tetikleyen yer Berlin. Şehre hayran kaldım. Her şey o kadar tutarlı, düzenli, insan hayatını kolaylaştıracak şekilde ve ince düşünülmüş ki… Şehir insanı yormuyor.  Berlin’in bir sürü özelliğinden bahsetmek mümkün ama ben bisikletle ilgili kısmına odaklanmak istiyorum. Berlin’de bisikletler için her yolda (bazen kaldırımdan da geçiyor) özel şeritler ayrılmış. Zaten kaldırımların yükseliği herhalde 5-10 santim, yaya geçitleri yakınında ise 0.5 cm falandır. Berlin’de, bavulunuzu hiç kaldırmadan, otelinizden gitmek istediğiniz yere kadar gitmeniz mümkün. Şehrin genellikle düz olması da önemli bir etken tabi. Kültür de bisiklet sürenlere saygı duymayı destekliyor. Trafik lambalarında bisikletçilere özel kırmızı ve yeşil lambalar bile var. Böyle olunca -12 derecede kar yağarken bile (ben oradayken ısı buydu) çok fazla kişi işine, evine bisikletle gidip geliyor. Berlin’liler için bisiklet kullanmak bir yaşam tarzı.

Peki İstanbul’da bisiklet kullanalım mı?
Continue reading “Bir kahve yazısı… Bisiklet sürelim mi?”

Reklamlar