Kutu kutu Geocache… Arayan derviş muradına ermiş.


Arayan derviş muradına ermiş.
Arayan derviş muradına ermiş.

Geçenlerde, MBA’den sınıf arkadaşım Özgehan Omağ bir ders için yaptığı sunumda Geocaching’den bahsetti. Hem onun keyifli anlatımının etkisiyle hem de konunun ilginçliği nedeniyle Geocaching’i ben de biraz araştırmaya başladım. Konu bana ilginç geldiği için sizinle de paylaşayım dedim.

Nedir bu geocaching? Bence, doğada veya şehirde yapılan bir kutu bulma oyunu ve paylaşım etkinliği. Ama detayı var tabi. Kuru kuruya oyun diye bahsedip geçmek olmaz. Biraz daha açıklamak lazım.

Geocaching’in temelinde GPS (Global Positioning Sytem) adı verilen teknoloji var. Onun için bu teknolojiye de kısaca bir bakalım. Ama esas konu bu değil. Gözden kaçmasın. Esas konu Geocaching. Ona birazdan geleceğiz. Şimdi şu GPS’e bir bakalım.

Global Positioning System
Global Positioning System

GPS, yörüngedeki uydular yardımı ile dünyanın neresinde olursanız olun hassas konumlama yapılabilmesini sağlayan bir navigasyon sistemi. Bugün akıllı cep telefonlarının neredeyse hepsinde bu teknoloji var. Veya taksilerdeki yol tarifi yapan cihazları görmüşsünüzdür. Telefonunuzun, çat diye sizin nerede olduğunuzu harita üzerinde göstermesini sağlayan teknoloji bu. 1970’lerde Amerikan Savunma Daire’si tarafından (askeri amaçlarla tabi) geliştirilmiş. Savunma Dairesi’nin uzaya yerleştirdiği ve kontrol ettiği 24 uydu ile 1994’de operasyona geçiyor. Olay şu; sizin GPS alıcınız bu uydulardan 3 ve fazlasından gelen konum bilgisini kullanarak sizin yerinizi birkaç metre seviyesinde yaklaşıklıkla buluyor ve harita üzerinde gösteriyor. 2 Mayıs 2000 tarihinde, Beyaz Saray’ın onayıyla sistem kısıtlama olmadan (Daha önce Amerika sistemin kullanımına kısıtlama uygulayabiliyordu.) herkesin kullanımına açılıyor.

Şimdi gelelim işin Geocaching kısmına…

Beyaz Saray’ın bu açıklamasından 1 gün sonra, Dave Ulmer isimli meraklı bir abi diyor ki “Ben ağaçlık bir alana içinde kalem, kağıt ve birşeyler bulunan bir kutu gizleyeyim. GPS pozisyonlarını da internetden yayınlayayım. Bakalım kimler bulacak? Ama koşulum şu: kutudan birşey alan içine birşeyler bırakacak.” Üç gün içinde 2 kişi kutuyu buluyor ve maceralarını internet sistesine yazıyor. İşte geocaching en temel anlamda bu.

Geocaching LogoSonra başkaları da bu maceraya katılıyor. Mike Teague adındaki kişi bu hikayeleri toplayarak kişisel blogunda yayınlama başlıyor. Ardından konu gelişiyor gelişiyor. Jeremy Irish adındaki kişi saklı kutuların bilgilerini yayınlamak, bulanların hikayelerini paylaşabilmelerini sağlamak için www.geocaching.com sitesini ve komunitesini oluşturuyor.

Bugün geocaching oldukça yaygın hale gelmiş durumda. Öyle ki dünyada yaklaşık 1.900.000 adet geocache kutusu ve 5 milyondan fazla geocacher var. “Eğer saklarsanz, gelecekler!” diyor sitesinde. İşin ruhunda kutuyu bulmak, içindeki logbook’a (kutu içindeki kağıt) birşeyler yazmak ve birşey aldıysan benzer veya üstü değerde birşey koymak ve deneyimlerini internet’de paylaşmak yatıyor. Birçok standart terim dahi üremiş. Geocache kutularının boyutları (micro, midi, maxi) ve zorluk dereceleri de bırakan kişi tarafından belirtiliyor. Çok yaratıcı kutular (geocache) bırakılıyor tabi. Ör: vida şeklinde, kurbağa şeklinde veya basit bir kutu

Vida şeklinde bir geocache
Vida şeklinde bir geocache

Bir kutuyu bırakıp internet’e kaydettiğinizde o kutu (geocahce) sizin sorumluluğunuzda oluyor.  Eğer yanıltma amaçlı olarak internete giriş yaparsanız ve insanlar bulamaz ise bunu belirtiyorlar ve sizin puanınız da düşüyor.

Ben de geocaching’i denedim tabi…

Arkadaşımın yerleştirdiği geocache’in pozisyonunu, telefonuma indirdiğim uygulamadan takip ederek (Kalamış’da) aradık. Bingo! Bulduk da. Bu bana çok zevkli geldi. Tabi hemen logbook’a notumuzu da düştük. Ardından geocaching.com’dan userımı aldım.

Klasik bir geocache
Klasik bir geocache

Arkadaşımın anlattığı kadarıyla özellikle yabancılar buna çok ilgi gösteriyorlar. Örneğin Antalya’ya gittiniz. Ve bir turist olarak orada ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Vaktiniz de var. O zaman hemen siteye girip bir geocache belirleyip onu bulmaya çalışıyorsunuz. Ve örneğin içinden orada nereye gidilmesi ve neler yapılması gerektiğiyle ilgili tavsiyeler buluyorsunuz. Bir şehri tanımak için keyifli ve güzel bir yöntem değil mi?

Tabi ilginç şeyler de olmuyor değil. Siz geocache’i araken birileri sizi gördüğünde define aradığınızı zannedebilir. Siz geocache’i tekrar yerleştirdikten sonra onu bilinçsizce açıp geri yerine koymayabilir. Veya birileri bilinçsiz bir şekilde geocache’i bulup bomba zannedebiliyormuş. 🙂

İşin özü aramak, bulmak, keşfetmek ve paylaşmak üzerine kurulu. Hadi iyi keşifler…

  • Özgehan Omağ’ın yazılarına http://omactivities.blogspot.com adresinden erişebilirsiniz. Özgehan burada geocaching’le ilgili birçok bilgi veriyor. Geocaching aktivitelerini de yine buradan yayınlıyor. Ziyaret etmenizi öneririm.
  • www.geocaching.com sitesinden Geocaching’i 2 dakikada anlatan güzel bir video. İlginizi çektiyse daha detaylı bilgi için siteyi dolaşmanızı tavsiye ederim.
Reklamlar

5 thoughts on “Kutu kutu Geocache… Arayan derviş muradına ermiş.

  1. eline sağlık cok guzel anlatmışsın geocaching’i 😉
    umarım senin sayende oyuncu sayısı fazlalaşır ve kutu saklamak isteyen yeni oyuncular çıkar.. çünkü genelde herkes kutu bulmaya yöneliyor ilk etapta… Türkiye’de oyuncu sayısı az olduğundan öncelikli hedef bilgilendirme ve oyuncu fazlalaştırma.. daha sonra da kutu sayısını arttırma…

    bu arada geocaching ile ilgilenen olursa istanbul’daki toplantılarımıza bekleriz.. hem tanışmış oluruz hemde aklınıza takılan soruları direk olarak bize sormuş olursunuz…

    1. Teşekkürler Özgehan. Geocaching’in ne olduğunu paylaştığım kişiler genellikle ilgi gösteriyorlar. Tahmin ediyorum bazı arkadaşlar geocache bulmayı deneyecekler de. Bilgi almak isteyenleri size yönlendireceğim.

      Kutu sayısını artırmak da yaygınlaşması için önemli diye düşünüyorum. Çevrede (yakınlarda) daha çok kutu olursa oyuncu sayısı da artabilir. Yani bir döngü var gibi 🙂

  2. Hatfasonu ya da bugun ne yapabilirim dediginde yapilabilaecek, daha cok kisiyle eglencesi de bir o kadar artabilecek / yapilabilecek bir aktivite! Bunu mutlaka denemeliyiz @gulsahusta @ gokceusta

    1. Derya gerçekten de zevkli bir aktivite. Smart phone’larda Geocaching.com’un uygulaması var. O uygulamayı indirip, Sana en yakın geocache’lerin listesini görüp, istediğin bir tanesini harita üzerinde görüp, telefonunun GPS’i sayesinde bulabiliyorsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s